Adsız İnsanlık

Bilim Kurgu Türkiye'den Yükseliyor....

Adsız İnsanlık Hakkında

Adsız İnsanlık, günümüzden yaklaşık 3000 yıl sonra, 5000 yılında kısa bir zaman diliminde geçmektedir.

Romanın olay örgüsü ilk bakışta belli bir ölçüde karmaşıklık içerse de, olayların geçtiği zaman diliminde mevcut olan politik, teknolojik ve sosyal arka plan ayrıntılı şekilde tasvir edilmektedir. Bu arka plan üzerinde, romanda ön plana çıkan kişilerin ve grupların değişik durumlar ve güçlükler karşısında verdikleri tepkiler, yaptıkları planlar, kişilerin birbirleri ile olan ilişkileri ve etkileşimleri çok boyutlu olarak işlenmektedir. Aynı zamanda teknolojik gelişmelerin ve yeniliklerin insanlığın sosyal ve kültürel yapısında yarattığı değişiklikler ve yansımalar da ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Olaylar belli bir mantığa göre gelişmekte ve romanın sonuna doğru açıkta kalan soruların önemli bölümü yanıtlanmaktadır.

Olaylar 5000 yılında, iki yüzden fazla gezegene yayılmış ve nüfusu iki trilyonun üzerinde olan insanlığın çerçevesinde işlenmektedir. Gezegenler ve gezegen sistemleri, kendi içlerinde birer idari birimdir. Ancak insanlığın temel olarak birliği, yönetimi ve koordinasyonu, merkezi Dünya'da olan ve Birlik adı verilen bir idari ve yönetsel yapı tarafından yürütülmektedir. Galakside, üzerinde insanların hemen her gezegen, Birlik Meclisi içerisinde seçilmiş aracılar vasıtasıyla temsil edilmektedir. Bazı gezegenler Birlik'ten özerk, bazıları da tamamen ayrıdır. Fakat, galaksideki en büyük siyasi ve askeri güç Birlik'tir.

Romanın başlığını da oluşturan Adsız İnsanlık, felsefi bir akım olarak doğmuş olmasına ve güçlü bir fikri altyapısı olmasına rağmen, bununla sınırlı değildir. Hemen her gezegende, az ya da çok, sempatizanları bulunmaktadır. Son birkaç yüzyıllık süre içerisinde, bulmuş oldukları bir gezegende (Uradia) yerleşerek küçük bir siyasal merkez haline gelmişler ve Birlik'te temsil edilmektedirler. Fikirlerinin özetlendiği "Çerçeve" isimli yazılı bir metne sadık kalmaktadırlar. Adsız İnsanlık'ın insanlık tarihi içerisinde gelişimi ve dâhil olduğu olaylar hakkında roman içerisinde referanslar verilmektedir.

Romanın girişinde, Adsız İnsanlık'ın yürüttüğü son derece gizli, büyük bir Proje'nin uygulamaya geçirilmesi anlatılmaktadır. Proje, bir "solucan deliği" aracılığıyla başka bir zaman ve mekânda yer alan bir gezegen (Aaru) ile bir bağlantı oluşturulması ve bu bağlantı aracılığı ile bu gezegene göç edilmesini kapsamaktadır. Bu olay, Adsız İnsanlık bünyesinde geliştirilen ve insanlığın geri kalanı ile paylaşılmayan yeni bir teknoloji ile mümkün olmaktadır. Zaman içerisinde insanların göç etmesiyle Aaru'da belli bir nüfusa ulaşan bir yerleşim birimi kurulacak ve yerel kaynakları kullanarak büyüyecektir.

Adsız İnsanlık'ın arkasında kısaca Fon adı verilen bir finansal güç bulunmaktadır. Fon, Birlik içerisinde faaliyet göstermekte ve yasal yatırımlarla elindeki kaynağı değerlendirmektedir. Ama asıl özelliği, Adsız İnsanlık'ın faaliyetlerini, Uradia adındaki gezegenlerinin hayatta kalmasını ve Proje'yi sürdürmelerini mümkün kılacak finansal desteği sağlamasıdır.

Birlik içerisinde Adsız İnsanlık'ın gizli amaçları olduğundan kuşkulanan üst düzey kişiler vardır. Bunların en önemlisi, Birlik'in Genel İstihbarat Teşkilatı'nın yöneticisi olan Zedler isimli kişidir. Zedler, Genel İstihbarat'ın gizli bir alt kolu olan ve gezegen çapındaki gelişmeleri ve tehditleri izlemekle görevli olan Kozmik İstihbarat aracılığı ile Adsız İnsanlık'ı yakından izlemektedir. Ancak, kuşkularının doğruluğunu kanıtlayacak bilgilere ulaşamamıştır. Bu nedenle, çok gizli bir operasyonla Juna adındaki bir ajanını Adsız İnsanlık içerisine sokmaya karar verir. Bu operasyon, romanın temel kurgusu içerisinde önemli bir yere sahiptir.

Roman içerisindeki olay örgüsünün önemli aktörlerinden birisi de, İd adı verilen varlıklardır. İd'ler, birer insan yanılsaması yaratacak kadar yetenekli, fakat başkaları tarafından fark edilmeyecek kadar dikkatli program parçacıklarıdır. İnsanların arasında, birer insandan farksız olarak yaşamakta ve çalışmaktadırlar. Etraflarındaki ortamlarda bulunan işlemcileri kullanarak kendi üç boyutlu görüntülerini oluşturmakta, kullandıkları diğer yöntemlerle kuşku yaratmayacak şekilde "cisimleşmektedirler". Kendilerine özgü kişilikleri olmasına rağmen, hepsinin rapor verdiği "10" adında bir temel programa bağlıdırlar. 10, bütün İd'lerin koordinasyonunu, görevlendirilmelerini ve takiplerini gerçekleştiren, uzun vadeli planlarına uygun olarak etkinliklerde bulunan, nerede yer aldığı bilinmeyen bir programdır. İd'lerle belirli aralıklarla irtibata geçerek gelişmeleri değerlendirmekte ve gerektiğinde fikir alış verişinde bulunmaktadır.

Pruz adındaki genç bir araştırmacı muhabir, yapmakta olduğu bir araştırma içerisinde İd'lerin varlığından şüphelenmesine neden olan bilgilere ulaşır. Normalde kendi halinde dağınık, eksik ve bölük pörçük olan bilgi ve belgeler arasında bir bağ kurarak bu konuda bir teori oluşturur. Bu teorisini çok güvendiği bir yakın arkadaşı (Axel) ile, paranoyakça sayılabilecek şartlar içerisinde paylaşır. Bundan çok kısa bir süre sonra, bir "teklik kazasında", binmiş olduğu yolcu gemisi ile birlikte kaybolur.

Pruz dışında, bu konudan haberdar olan az sayıda kişiden biri de, Arsus isimli gezegende yaşayan Holger adındaki istihbarat çalışanıdır. Arsus, yakın zamanda Birlik üyeliğinden kendi kararıyla ayrılmış ve önemli doğal kaynaklar içeren bir göktaşı kümesi konusunda Birlik ile ihtilaf yaşayan bir gezegendir. Holger, iş arkadaşları ve çevresi tarafından komplo teorisyeni olarak görülen ve alay konusu olan, kariyerinde yükselememiş bir adamdır. Romanın üç bölümü, Holger'in elindeki önemli bilgi ve dokümanların İd'ler tarafından ele geçirilmeye çalışılması ile Holger'in Arsus'tan kaçarak Uradia'ya ulaşması sırasında yaşanan olaylara ayrılmıştır.

Pruz'un arkadaşı olan Axel de Dünya'ya dönecek ve kendi uzmanlığını (bilgisayar) kullanarak İd'lerin varlığını ortaya çıkaracak belgelere ulaşmaya çalışacaktır.

Romandaki önemli temalardan birisi de Adsız İnsanlık'ın irtibat kurmuş olduğu Aaru gezegenindeki zekâ sahibi olan yerlilerdir. Bu yerliler insan değildir. Kim oldukları, ancak romanın sonunda ortaya çıkacaktır. Ancak, insanların gezegenlerine gelmesi onlar için son derece önemli bir olaydır ve bu konuyu bütün ayrıntıları ile aralarında tartışırlar. İçlerinde birbirinden farklı veya benzer çok sayıda teorileri ve yaklaşımları vardır. Roman içerisinde değişik bölümlerde, okuyucunun bu görüşleri öğrenmesini ve içlerindeki ana karakterleri tanımasını sağlayacak bölümler mevcuttur.

Juna'nın görevi için geçirdiği değişim ve bu değişim sonrasında yaşadığı psikolojik zorluklar, Adsız İnsanlık içerisindeki değişik kişilerle olan ilişkilerinin kendisinde yarattığı güçlü etkiler, doğurduğu düşünceler ve ruh halleri derine inilerek verilmektedir. Bunlar, romanın temel direklerinden birisi ve belki de en önemlisidir. Juna'nın gördüğü kâbuslar iki kez ayrıntılı olarak anlatılmakta ve sonraki bölümlerde bunlara göndermeler yapılmaktadır. Bu kâbuslar ve içerdikleri anlamlar, romanın finalinde açıklığa kavuşmaktadır.

Romanın ilerleyen bölümlerinde, iki trilyondan fazla insanın ihtiyaçlarını sorunsuz şekilde karşılamak üzere gelişmiş ve evrimleşmiş olan "Gölge Ekonomi" kavramı açıklanmaktadır.

Ayrıca, Adsız İnsanlık'ın temel felsefesi ve Proje'nin altında yatan neden de ayrıntılarla anlatılmaktadır.

Romanın ana olay örgüsünün yanında, bunlara yardımcı olacak değişik olaylar da anlatılmakta, konuların içerisinde mevcut sosyo-kültürel yapının anlaşılmasını kolaylaştıracak başka kavramlar tanıtılmaktadır.

Bu kavramlar arasında, diğerlerinin yanı sıra, "Üstün Temsil" adı verilen demokrasi-ötesi temsil sistemi, daha önce yapılmış ve tüm insanlık tarafından paylaşılan kalıcı genetik değişiklikler (Örn. Hormonsal düzenleyici, Babil Geni, çoğu hastalığa karşı bağışıklık), "Gözcü" ve "Bekçi" adı verilen implantler, Birlik'in Başkanlık seçiminin gerçekleşmesini sağlayan ve çok sayıda bileşenden oluşan Seçim Fonksiyonu, "denoter" adı verilen yeni noterlik müessesi, Dünya üzerinde yer alan ve teknolojiden uzak kalmış/bırakılmış, izole ve dışa kapalı "rezervasyon alanları" yer almaktadır.

Yaşanan olaylar arasında, Fon'un temsilcisi olarak Alber adındaki bir tahsisçinin Trieme adındaki büyük bir şirkete yaptığı ziyaret ve buradaki görüşmesi sırasında hedef olduğu suçlamalar, Arsus'un Yavuz isimli ilkel savaş gemisinin istemeden dâhil olduğu it dalaşı, Uradia içerisinde gelişen ve güç kazanan muhalif "Gökyüzü Hareketi" ve Zedler'in Birlik Başkanlığı için başlattığı kampanya sayılabilir.

Romanın sonunda, bütün bu konular belli bir mantık içerisinde bir finale (belki yeni bir başlangıca) kavuşmakta ve etkileyici bir şekilde sonlanmaktadır. Romanın sonu pek çok soruya okuyucuyu tatmin edici yanıtlar vermesine karşın, yeni sorular da doğurmakta, dolayısıyla ucu açık ve devam etmeye uygun şekilde bitmektedir.


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret56863
Saat